Bir gün geliyor
Ne özlüyorsun
Ne kızıyorsun
Sadece bitmiş olduğunu kabul ediyorsun.
BÖLÜM-1 (Dönüşümü İste)
Kendi yolunda akıp giderken hayat, bir gün ansızın değiştirir yolunu ve sen hazırlıksız yakalanırsın buna. Sonsuza kadar yada ölüme kadar buradayım sanırsın. Bundandır hazırlıksız yakalanman. Oysa seni dönüştürmek, kimini bir mutsuzluğun ortasından,kimini başa çıkmadağı sorunlarından çekip çıkarmak için yapar bunu.
Kendini en aptal, en çaresiz , en yalnız ve en tükenmiş hissettiğin zamandır bu ani yol değişimi. Dünyanın ortasında amaçsız tek başına görülmeyen , duyulmayan hiç kimsenin fark etmediği bir insan gibi hissedersin kendini. Ama zaman acımasızca koşar önünden.
Teslim mi olacaksın, dönüşecekmisin?.
Bu yol ayrımında vereceğin en önemli karar. En kolayı teslim olmak , yalnızlığına çekil , dünyaya hatta kendine bile küs, kimseyi hatta kendini bile affetme, kapan odana ölümü bekle. Boşa geçen, ziyan olmuş bir ömrü yaşamış olarak göç git.
Ya da zor olanı, dönüşümü seçersin. Ama şunu bilmelin ki bu zor süreç senin en güçlü halini ortaya çıkaracak ve yaşamda kazandığın en büyük başarı hatta en büyük zaferin olacak.
Evet çok zor, çünkü mücadele ister, acılarla,hatalarla, geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma ister. Herkesi ve öncelikle kendini, her şeye rağmen affetmek ve sonucunda ortaya çıkacak olan yeni kişiliğine karakterine uyum sağlamak kabul etmek, adapte olmak, yani değişimi sindirmek ister.
Bu ikinci yol meşakkatlidir. Acı çekmek , düştüğünde hemen kalkmak , yalnızlık demektir bu yol. Dönüşüm için bu sancılı süreçlerden geçmek zorundasın. Yaralarını kendin saracaksın , sarmayı öğreneceksin yaralarını, kimse tutmayacak kaldırmak için seni , yaralarını kimse temizlemeyecek.
Geçmişin kapandığını önünde yeni bir hayat ve yeni bir sen olduğunu kabul ederek iyileşeceksin ve o gün geldiğinde geçmişi ne özlemediğini artık kızmadığını anlıyorsun ve kabul ediyorsun sadece bitmiş.
Bu zorlu süreç zaman alıyor, ama başarırsan çok güçlü yeni bir kişilik ile çok güçlü yeni bir yaşama başlıyorsun. Bu dönüşüm yolunda ilerlerken daha çok yalnız kalmalısın , içsel yolculuğunu tek başına yapmalı ve tamamlamalısın.
Son istasyona geldiğinde trenden inip seni yeni yaşamına götürecek o yeni ve başka yöne gidecek olan trene binmek üzere hazır olmalısın. Yolculuk boyunca bir çok şey yapmak gerekiyor.
Güçlü bir irade , zihin ve bilinçaltı. Bunlara sahip olmak , düştüğün yerden kalkmak için de eyleme geçmek gerekiyor. Yalnız kalman gereken sürelerin haricinde hayata karışmalısın , yeni heyecanlar yeni hedefler koymalısın.
Sosyalleşerek yeniden güveni inşaa etmelisin. Daha sabırlı olmayı öğrenmelisin. Bir şeylere sığınmalısın , bir şarkıda dediği sığınmak şarkılara sığınmak bir akşam üstü. Bu dönemlerde bilim ve psikolojide aynı şeyleri yapmayı öneriyor.
Kalk yatağından sokağa çık , koş ya da yürü, yeni insanlar yerler keşfet. Bu dönem de karşına çıkacak olan senin iyileşmene destek olacak, hatta şifacı olacak insan ya da insanlar çıkacak karşına, onların farkına var , hisset ve al hayatına.
Yaz, oku , söyle , bağır, ağla, acını yaşamayı kabul etmeyi bil bilmiyorsan öğren. Bu gerçeklerden kaçmak güzel günlere çıkarmayacak seni.
Bu süreçlerden geçerken yaşadıklarından ve eylemlerinden başkalarının senin hakkında ne düşündüklerini umursama , inan kimsenin umurunda değilsin herkes kendi hayatında. Oldu da düşündüler bana ne de geç sen değişiyor ve dönüşüyorsun. Etrafındakilerde değişecek yani gitmesi gerekenler gidecek, kalanlar kalacak , yenileri hayatına girecek.
İnsan en güzel satırlara döküyor içini , yazmaya çalış her gün aklına ne gelirse yaz, bi kaç satır olsa da yaz. Geçmişe çok takılmadan, yarınlardan beklentilerini hayallerini , geçmişle ilgili her şeyini bir kere yaz yırt ya da yak. Sonra önüne bak. Zor olacak çok zor ama olacak yeter ki ayakta ve güçlü kal. Bunun için de mental olarak güçlü kalmalısın. Ve bunları yaşayan tek sen değilsin. Devam edecek…………