En zor olan,
Gitmek değil,
Bir daha dönmeyeceğini bilmek.
İnsanın ömründe duvara tosladığı ve sonrasında tüm hayatı ile yüzleştiği en gerçekçi an bu. Hiç bitmeyecek , ömrünün sonuna kadar sığındığın, o güvenli liman sandığın hayattan çıkmak. İnsanoğlu zaman zaman kapıyı çekip çıkar ama bilir ki bir kaç güne dönerim. Herkes dinler kendini, hatasını anlar ve toparlanır her şey.
Ama öyle bir an gelir ki, bu son çıkışın bu kapıdan; dönüşün yok. Ölmüştür içinde seni orada tutan ne varsa. Yeni bir yol, yeni bir hayat vardır önünde. Bunun bilincine varmak çok sarsar seni. En derin kuyuda, en zifiri zindanda hissedersin kendini, tek bir ışık sızmaz içeri. Bir girdap ki çeker en dibine. Bir el uzanır bana der, beklersin umutla, uzanmaz o el. Kabullenirsin bir başınalığı.
Merhaba dersin alışkın olmadığın , hiç bilmediğin o yalnızlığa. Elinde ne varsa dibine kadar sıyırmış, bir sokak köşesinde kartona sığınmış, üstüne gece ayazının iliklerine kadar işlediği, buza , taşa kesmiş sadece nefes alan biri gibi hissedersin. Bir kavga başlar içinde, bu kavga diri tutar seni güç verir , kalkarsın ayağa. Son bir kez bakarsın arkana ve dudaklarından dökülür.
Dönmeyeceğim.




Yorum bırakın