

Her neyden ya da her kimden nereye kaçarsan kaç,
Kendinden kaçamıyorsun.
O sebepten kaçmak değil çözüm;
Kendini bulmak ve sormak:
— Kimim ben?
Buna doğru cevabı verebiliyorsan,
Kaçmana ne hacet?
Olduğun her yer servet sana…
Sevgilerimle,
Ersoy Köroğlu
Kıyıların Ozanı

Bir yanım deniz, bir yanım orman,
Ve ben olabildiğine özgür.
Başka ne ister insan?
Belki bir martı kanadında uçmak…
Hayat bu, belli mi olur?
Ersoy Köroğlu
Kıyıların Ozanı
Antalya 17.08.2026. – Kemer

Bütün derdim, insan içine çıkmaktı seninle;
Avuçlarıma alıp ellerini,
Senin mahallende, seninle yürümek vardı.
Ağır adımlarla geçecektik sokak aralarından,
Dilimde hafif çakır bir türkü,
Elimde kehribar bir tespih…
Apartmanlardan yükselen alkış, kıyamet, ıslık:
“Helal kaptı kızı, yaman delikanlıymış!” diyeceklerdi.
”/ ”
Olmadı…
Bu masal bu sokakta tutmadı.
Yenemedin korkularını, gelemedin yanıma;
Ellerini bırakmadın avuçlarıma.
Mahalleden mi utandın acaba?
Boynu bükük, öksüz ve yarım kaldı;
Sokak ortasında bir sevda.
”/”
Ersoy KÖROĞLU
21.06.2026, Pazar – 23.05

Dipsiz bir gecenin koynundayım,
Sigaram çatırdıyor.
Alevi sardı her yanı,
Dumanı içimde boğum boğum.
“/ “
Balkon demirlerinde bir örümcek
Sabırla örüyor ağlarını,
Sabah çok uzakta.
“/ “
Bitmesin diye son sigaram
Ağır ağır nefesliyorum.
Uzaktan bir köpek içime bağırdı,
Sokak lambaları titredi.
“/ “
Bir tren çığlığı vurdu yüreğime;
İstasyon boş,
Ne bekleyen var, ne gelen…
“/ “
Oysa bahar geldi,
Ben her baharda çiçek açardım.
Bu mevsim soluk,
Bilmem neden uyanmadı dallarım.
“/ “
Ay şavkımış Tahtalının üstüne,
Derin bir sessizlik çın çın ötüyor.
Bir motor sesi bölüyor geceyi,
İnce bir keman vızıltısı gibi…
“/ “
Bahçede papatyalar; sarı ve beyaz,
Zifiride pırıl pırıl.
İçimde eski bir çocuk,
Gözleri kapıda, elleri koynunda.
“/ “
Ersoy KÖROĞLU Antalya / Kemer 19 Mayıs 2026 23:00

Sıcak bir öğlen üstüydü,
Bir çay deminde çekti seni canım…
Söz vermiştin oysa o serin akşamüstüne;
Gelmedin…
“/ “
Öylece vazoda kaldı,
Sabahın seherinde sana topladığım o papatyalar.
Bir kadın için ilk defa yaptım bunu oysa;
Sırf solmasınlar diye, ürkekçe su döktüm vazoya.
“/ “
Vurdum kendimi sokaklara,
Dışarıda o bildik, amansız sarı sıcak…
Canım sıkkın, içim darmadağın;
O sokakta ben soldum, o boynu bükük papatyaların yerine.
Ersoy KÖROĞLU 17 Mayıs 2026 Antalya -Kemer

Solgun bir akşamüstüydü,
Bende o sükut hazan mevsimi…
Karanlıktı biraz da ortalık;
Sahi, nasıl sızdın sen içime?
“/””
Seni ilk gördüğüm an
En sevdiğim o eski türkü geldi aklıma,
Ruhumun her yanı halaya durdu o an.
Sarı sarı, sıcacık…
Dokundu gözlerin gözlerime.
O gün bugündür,
“/”
Bir başka deliyim ben, bir başka sarhoş…
Esiyor yine o deli rüzgar,
Başımda o eski kavak yelleri…
Ah… Nereden çıktın geldin sen?
Sarı başağım benim, günebakanım…
Çevirdin ya o kapkara hazanımı,
Muazzam bir yaza!
“/”
Ersoy KÖROĞLU 17 Mayıs 2026 Antalya / Kemer

Dışarıda bahara kavuşamayan,
Arafta kalmış bir mevsim…
Bende ise zemheri;
Buza kesmiş her yanım.
Ve ben öyle çıplak,
Öyle aç ve susuzum sana.
Gözlerine sürgün edilmişim;
Eksik kalmışım, yarım yamalak…
Oysa bir sarı sıcak,
Bir tatlı gülüşüne bakar;
Bahar gelir ansızın,
Yeşile çalar her yanım.
Halaya durur o an cümle mahlukat,
Dilimde oynak bir halk türküsü…
Coşar içimdeki o fıtrat
Omuzlarım fıkır fıkır!
“/ “
Ersoy KÖROĞLU 17 MAYIS 2026 ANTALYA-KEMER

Bir ışık seliydi gelişin,
Aldı beni kendi girdabına.
Hazan çekildi ömrümden,
Dokunduğun yere baharlar geldi.
Denk geldi elin elime,
Zeus oldum, kafa tuttum dünyaya!
Gir kanıma, sız sızılarıma,
İlmek ilmek tenime işle…
Boncuk boncuk bak gözlerime,
Sarı sarı gülümse ki;
Titresin bastığın bu dünya.
Ve sonra sev beni;
Ekmek gibi, mukaddes bir aş gibi…
Bir annenin evladını sarışı gibi sev.
Ve sanki sabaha çıkmayacakmış gibi bu ömür;
Öylece karışalım birbirimize
Ersoy KÖROĞLU 17 MAYIS 2026 ANTALYA /KEMER

Ilık bir bahar sabahında,
düştü yolum
eski mahallede bir yere.
Hüzün kokuyordu
sokak araları…
Tanıdık değildi artık
kediler ve köpekler.
“/”
Çok değişmiş
eski mahalle,
benim gibi.
“/”
Birkaç dosta rastladım,
ayaküstü anıları yokladık.
İçimden çığlık çığlık
isli, acı bir tren geçti.
“/”
Çok değişmiş
eski mahalle,
benim gibi.
“/”
O trenin dumanı altında
usul usul geçtim sokaklarından.
Ardımda bırakarak
kırık anılarımı…
Dostlara soluk bir veda bıraktım,
meğer unutulmak, paslı bir çiviymiş duvarda asılı.
“/”
Çok değişmiş
eski mahalle,
benim gibi.
“/”
Düşlerimi koyup yüreğime
düştüm yeni mahallemin yollarına.
Umut kokuyordu sokak araları,
ceplerimin dibi delik…
“/ “
Ersoy KÖROĞLU 16 Mayıs 2026 / Antalya-Lara, 09.47
