SÜRGÜN

Gökyüzü gırtlaklaşıyor,

Gürültü dağları sarsıyor.

Tahtalı’nın eteklerinden havalanan kuşlar,

Nereye sığınacağını bilmeden,

Hesapsızca kanat çırpıyor.

​Karanlık çöktü gün ortasına,

Boşaldı boşalacak gök.

Derinden bir şimşek geçti;

Gerilmiş bir adamın damarları gibi dal dal…

Ardından o çiğ homurtu.

Gök tepemde,

Ben yorgun.

​Yağsa da sussa artık şu uğultu.

Sanki duydular;

Önce ılık bir rüzgar sızdı odama,

Ardından yağmur…

Sis, Tahtalı’yı boğazından yakaladı.

​Hızlandı rüzgar, sertleşti damlalar,

Radyoda blues; aynı ritim.

Dağ silindi, sis sardı her yanı.

Viskiye uzandım, sigarayı ciğerime hapsettim.

Savaş yukarda,

Ben burada, bu kirli sessizlikte;

Karanlığın bitmesini bekliyorum.

ERSOYKÖROĞLU 17 NİSAN 2026 CUMA ANTALYA/KEMER

ÇEK GİT

Dağın eteklerine çökmüş bulutlar,

Alacaklı gibi, amansız.

Radyoda cızırtılı bir türkü

Kulak tırmalıyor.

Uzaklarda silik bir horoz bağırıyor,

Yakında bir kuşun kanat çırpışı…

​Hadi çek git artık,

Nereden düştün aklıma?

“/ “

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA – KEMER

DİNAMİT

​Dinamitler patlıyor zihnimde,

Toz duman…

Tüm puştluklara inat,

Ayakta duran o eğri ağaç.

​Usturayla kazıdım dünümü,

Yine de asalak gibi yapışık anılar.

İçimde sızan o sinsi ağrı;

Zavallı bir gölgenin artığı.

​Aynada bir yabancı,

Dişlerini sıkmış, bana bakıyor.

Ben miyim o,

Yoksa betone gömdüğüm geçmiş mi?

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA/KEMER

BETON

Üstüne beton döktüğüm o sayfalar,

Çeviremedim…

Paslı bir inşaat demiri gibi içeriden,

Zihnime çakılmış kalmış.

​Kuralları leş bir oyundu bu;

Avucumda sıktığım o hileli zarları,

Kendi yüzüme fırlattım.

​Şimdi ne masa var, ne oyun.

Sadece bu gri boşluğun ortasında,

Kendi gölgesine basan bir adam…

Çıplak, dilsiz ve beton kadar soğuk.

“/”

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA

PAS

​Pas tutmuş demirlerim,

Ciğerlerimde o keskin kireç kokusu…

Zihnimde bir balyoz iniyor her an,

Betonun soğuk gövdesine.

​Tırnaklarım hınçla kazıyor zemini,

Altına gömdüklerimi geri istiyor.

Kestim onları dibinden;

Kan sızıyor gri boşluğa, taze ve sıcak.

​Ben bu şantiyenin dilsiz kurbanı,

Usta ne derse onu harç yapan…

Ama bekle;

Kanın kuruduğu yerden,

Başka bir şehir yükselecek.

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA/KEMER

ÇOCUKLARIN DUVARI

Bak nasıl kuruyorum dünyayı;

Camlarından ışık sızan, kapısı açık…

Duvarlarına hayatın resmini çizen

Çocuk sesleri yankılanıyor içerde.

​Gözlerin gözlerime değdiğinde,

Yatağını bulan bir nehir gibiyim.

Biz o kıyıda nefes alırken,

Zaman durmuş, bizi izliyor.

ERSOY KÖROĞLU / 18.04.2026 / ANTALYA – KEMER

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑