BİYOGRAFİ

1974 Zonguldak doğumluyum. Çocukluğum ve gençliğim bu kentte geçti. 1995 yılında Antalya’ya yerleştim ve halen bu kentte yaşamaktayım. İnsan Kaynakları Yönetimi Mezunu olarak Antalya Turizminde 30 yıla yakın İnsan Kaynakları Yöneticisi olarak hizmet verdim. İş hayatıma ara vererek, ertelediğim bir çok şeyi gerçekleştirmek istedim.

Ertelediğim işlerden birisi ise , ortaokul yıllarımda başlayıp bugüne gelen ve oldukça biriken, şiir, öykü , hikayelerimi paylaşmaktı. Bu sebeple ilk adımım bu oldu.

Bu site sayesinde , bir çok konularıda paylaşıp , yorumlayıp, tartışma şansımız da olacağını düşünüyorum. Elbette öncelik Edebiyat ve sanat.

İlgi ve desteklerinizle güzel paylaşımlarda buluşmayı ümit ediyorum.

Sevgilerimle…….

Öne Çıkarılmış Yazı

TAHTALI’DA AY ŞAVKI

Dipsiz bir gecenin koynundayım,

Sigaram çatırdıyor.

Alevi sardı her yanı,

Dumanı içimde boğum boğum.

“/ “

​Balkon demirlerinde bir örümcek

Sabırla örüyor ağlarını,

Sabah çok uzakta.

“/ “

​Bitmesin diye son sigaram

Ağır ağır nefesliyorum.

Uzaktan bir köpek içime bağırdı,

Sokak lambaları titredi.

“/ “

Bir tren çığlığı vurdu yüreğime;

İstasyon boş,

Ne bekleyen var, ne gelen…

“/ “

​Oysa bahar geldi,

Ben her baharda çiçek açardım.

Bu mevsim soluk,

Bilmem neden uyanmadı dallarım.

“/ “

​Ay şavkımış Tahtalının üstüne,

Derin bir sessizlik çın çın ötüyor.

Bir motor sesi bölüyor geceyi,

İnce bir keman vızıltısı gibi…

“/ “

​Bahçede papatyalar; sarı ve beyaz,

Zifiride pırıl pırıl.

İçimde eski bir çocuk,

Gözleri kapıda, elleri koynunda.

“/ “

Ersoy KÖROĞLU Antalya / Kemer 19 Mayıs 2026 23:00

VAZODA KALANLAR

​Sıcak bir öğlen üstüydü,
Bir çay deminde çekti seni canım…
Söz vermiştin oysa o serin akşamüstüne;
Gelmedin…

“/ “
​Öylece vazoda kaldı,
Sabahın seherinde sana topladığım o papatyalar.
Bir kadın için ilk defa yaptım bunu oysa;
Sırf solmasınlar diye, ürkekçe su döktüm vazoya.

“/ “

​Vurdum kendimi sokaklara,
Dışarıda o bildik, amansız sarı sıcak…
Canım sıkkın, içim darmadağın;
O sokakta ben soldum, o boynu bükük papatyaların yerine.

Ersoy KÖROĞLU 17 Mayıs 2026 Antalya -Kemer

GÜNE BAKAN

​Solgun bir akşamüstüydü,

Bende o sükut hazan mevsimi…

Karanlıktı biraz da ortalık;

Sahi, nasıl sızdın sen içime?

“/””

​Seni ilk gördüğüm an

En sevdiğim o eski türkü geldi aklıma,

Ruhumun her yanı halaya durdu o an.

Sarı sarı, sıcacık…

Dokundu gözlerin gözlerime.

​O gün bugündür,

“/”

Bir başka deliyim ben, bir başka sarhoş…

Esiyor yine o deli rüzgar,

Başımda o eski kavak yelleri…

​Ah… Nereden çıktın geldin sen?

Sarı başağım benim, günebakanım…

Çevirdin ya o kapkara hazanımı,

Muazzam bir yaza!

“/”

Ersoy KÖROĞLU 17 Mayıs 2026 Antalya / Kemer

CÜMLE MAHLUKAT

Dışarıda bahara kavuşamayan,

Arafta kalmış bir mevsim…

Bende ise zemheri;

Buza kesmiş her yanım.

​Ve ben öyle çıplak,

Öyle aç ve susuzum sana.

Gözlerine sürgün edilmişim;

Eksik kalmışım, yarım yamalak…

​Oysa bir sarı sıcak,

Bir tatlı gülüşüne bakar;

Bahar gelir ansızın,

Yeşile çalar her yanım.

​Halaya durur o an cümle mahlukat,

Dilimde oynak bir halk türküsü…

Coşar içimdeki o fıtrat

Omuzlarım fıkır fıkır!

“/ “

Ersoy KÖROĞLU 17 MAYIS 2026 ANTALYA-KEMER

HAZAN SONRASI

​Bir ışık seliydi gelişin,
Aldı beni kendi girdabına.
Hazan çekildi ömrümden,
Dokunduğun yere baharlar geldi.


​Denk geldi elin elime,
Zeus oldum, kafa tuttum dünyaya!
Gir kanıma, sız sızılarıma,
İlmek ilmek tenime işle…


​Boncuk boncuk bak gözlerime,
Sarı sarı gülümse ki;
Titresin bastığın bu dünya.
​Ve sonra sev beni;
Ekmek gibi, mukaddes bir aş gibi…
Bir annenin evladını sarışı gibi sev.
Ve sanki sabaha çıkmayacakmış gibi bu ömür;
Öylece karışalım birbirimize

Ersoy KÖROĞLU 17 MAYIS 2026 ANTALYA /KEMER

ESKİ MAHALLE

​Ilık bir bahar sabahında,

düştü yolum

eski mahallede bir yere.

Hüzün kokuyordu

sokak araları…

Tanıdık değildi artık

kediler ve köpekler.

“/”

​Çok değişmiş

eski mahalle,

benim gibi.

“/”

​Birkaç dosta rastladım,

ayaküstü anıları yokladık.

İçimden çığlık çığlık

isli, acı bir tren geçti.

“/”

​Çok değişmiş

eski mahalle,

benim gibi.

“/”

​O trenin dumanı altında

usul usul geçtim sokaklarından.

Ardımda bırakarak

kırık anılarımı…

Dostlara soluk bir veda bıraktım,

meğer unutulmak, paslı bir çiviymiş duvarda asılı.

“/”

​Çok değişmiş

eski mahalle,

benim gibi.

“/”

​Düşlerimi koyup yüreğime

düştüm yeni mahallemin yollarına.

Umut kokuyordu sokak araları,

ceplerimin dibi delik…

“/ “

​Ersoy KÖROĞLU 16 Mayıs 2026 / Antalya-Lara, 09.47

SÜRGÜN

Gökyüzü gırtlaklaşıyor,

Gürültü dağları sarsıyor.

Tahtalı’nın eteklerinden havalanan kuşlar,

Nereye sığınacağını bilmeden,

Hesapsızca kanat çırpıyor.

​Karanlık çöktü gün ortasına,

Boşaldı boşalacak gök.

Derinden bir şimşek geçti;

Gerilmiş bir adamın damarları gibi dal dal…

Ardından o çiğ homurtu.

Gök tepemde,

Ben yorgun.

​Yağsa da sussa artık şu uğultu.

Sanki duydular;

Önce ılık bir rüzgar sızdı odama,

Ardından yağmur…

Sis, Tahtalı’yı boğazından yakaladı.

​Hızlandı rüzgar, sertleşti damlalar,

Radyoda blues; aynı ritim.

Dağ silindi, sis sardı her yanı.

Viskiye uzandım, sigarayı ciğerime hapsettim.

Savaş yukarda,

Ben burada, bu kirli sessizlikte;

Karanlığın bitmesini bekliyorum.

ERSOYKÖROĞLU 17 NİSAN 2026 CUMA ANTALYA/KEMER

ÇEK GİT

Dağın eteklerine çökmüş bulutlar,

Alacaklı gibi, amansız.

Radyoda cızırtılı bir türkü

Kulak tırmalıyor.

Uzaklarda silik bir horoz bağırıyor,

Yakında bir kuşun kanat çırpışı…

​Hadi çek git artık,

Nereden düştün aklıma?

“/ “

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA – KEMER

DİNAMİT

​Dinamitler patlıyor zihnimde,

Toz duman…

Tüm puştluklara inat,

Ayakta duran o eğri ağaç.

​Usturayla kazıdım dünümü,

Yine de asalak gibi yapışık anılar.

İçimde sızan o sinsi ağrı;

Zavallı bir gölgenin artığı.

​Aynada bir yabancı,

Dişlerini sıkmış, bana bakıyor.

Ben miyim o,

Yoksa betone gömdüğüm geçmiş mi?

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA/KEMER

BETON

Üstüne beton döktüğüm o sayfalar,

Çeviremedim…

Paslı bir inşaat demiri gibi içeriden,

Zihnime çakılmış kalmış.

​Kuralları leş bir oyundu bu;

Avucumda sıktığım o hileli zarları,

Kendi yüzüme fırlattım.

​Şimdi ne masa var, ne oyun.

Sadece bu gri boşluğun ortasında,

Kendi gölgesine basan bir adam…

Çıplak, dilsiz ve beton kadar soğuk.

“/”

ERSOY KÖROĞLU 18.04.2026 ANTALYA

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑

Sözlerin kıyısında,

Doğrudan gelen kutunuza teslim edilen seçilmiş içerikler ve en yeni başlıklarla her şey haberdar olun. Bir adım önde olmak ve hiçbir şeyi kaçırmamak için hemen abone olun!

İçeriğe atla ↓