Mevsim zemheri ve cellat.
Rüzgar kin kusuyor,
Ayaz pusuda,
Gece hançerini bilemiş.
Keskin bir kasap bıçağı gibi deşer soğuk.
Anca yarin yanağı ısıtır adamı.
“/”
Ağır ağır dönerken gece sabaha,
Söndü sönecek olur ateş sobada.
Peşi sıra öksürük sesleri gelir odalardan,
Ardı kesilmez.
Kalkar yoklarsın , üstünü açan var mı?
Okkalı bir küfür savurursun,
Kışa, yoksulluğa , kadere ve kedere.
“/”
Çok uzaklardan,
Geçit vermez karlı dağların ardından.
İnler gibi dolar odaya,
Öksürük seslerine karışan,
Köpek, çakal, kurt sesleri.
İçin ürperir!!
İnsansın sorarsın içinden ,
Nasıl dayanıyorlar?
Cama yanaşır , bakarsın dışarı,
Zifiri bir gece, ay bile terketmiş,
Buraları.
“/”
Kovadaki son odunu atarsın sobaya,
Usulca girersin yatağına.
En soğuk gecede ilaç gibidir o ten
Sarılırsın , canhıraş.
“/”
Sabahı bekler bütün köy,
Yarı sıcak , yarı titrek
Yeni başlayan gün
Umuttur.
“/”
ERSOY KÖROĞLU 15.11.2025
Yorum bırakın